Ortodonti denince çoğu kişinin aklına ergenlik döneminde takılan metal diş telleri gelir. Oysa kliniğe başvuran ortodonti hastalarının önemli bir bölümü otuzlu, kırklı hatta ellili yaşlarda. Diş etleri ve çene kemiği sağlıklı olduğu sürece dişler her yaşta hareket ettirilebilir.

Yetişkinlerde tedavinin biraz daha uzun sürmesinin nedeni, kemik metabolizmasının çocuklardaki kadar hızlı olmaması. Bu, tedavinin sonucunu değil yalnızca süresini etkiler. Bugün başlayan bir tedavi, bir yıl sonra başlayacak olandan her zaman öndedir.

“Hastalarımızın en sık söylediği cümle şu: 'Keşke on yıl önce yaptırsaydım.' Ortodontide kaybedilen zaman geri gelmiyor, ama bugün başlamak da hiçbir zaman geç değil.”

Yetişkin hastalarda estetik kaygı doğal olarak daha yüksek. Bu yüzden şeffaf plaklar ve dişin arka yüzeyine yapıştırılan lingual braketler yetişkinlerde sıkça tercih ediliyor. Hangi yöntemin uygun olduğunu belirleyen şey ise tercihten çok vakanın kendisi: kök hareketi gereken karmaşık vakalarda braket sistemleri hâlâ daha güçlü bir kontrol sağlıyor.

Ortodonti Neden Sadece Görünümle İlgili Değil?

Düzgün olmayan dişlerin ara yüzleri fırça ve diş ipiyle yeterince temizlenemez. Bu bölgelerde biriken plak zamanla çürüğe ve diş eti hastalığına dönüşür. Bozuk bir kapanış ise çiğneme kuvvetini dişlere eşit dağıtmaz; belirli dişler fazla yük alır, aşınır ve çatlayabilir.

  • Dişler arası temizlik kolaylaşır, çürük ve diş eti hastalığı riski düşer.
  • Çiğneme yükü dişlere dengeli dağılır, aşınma ve çatlama azalır.
  • Uzun vadede çene ekleminde oluşabilecek zorlanma önlenir.
  • Konuşma ve ısırma işlevi belirgin şekilde düzelir.
  • Estetik tedavi gerekiyorsa daha az müdahaleyle sonuç alınır.

Tedaviye başlamadan önce panoramik röntgen, dijital ağız içi tarama ve klinik muayeneyle vakanız değerlendirilir. İlk görüşmede size uygun seçenekleri, tahmini süreyi ve süreç boyunca dikkat etmeniz gerekenleri birlikte konuşuyoruz.